Merhaba dostlar.
Bugün sizleri birisiyle tanıştıracağım.
İsmi: Ozan Laleci. Şu an Gaziantep de yaşayan, 6 Şubat Depreminde enkaz altından sağ çıkarılan depremzede evladımız. Yaşadıkları ulusal basında haber olmuştu. Takip edenler elbette onu ve hikâyesini biliyordur ancak takip edemeyenlerle onu tanıştırayım istedim. Geçen gün Müge Anlı’nın sunduğu Tatlı Sert isimli gündüz kuşağı programına katıldı. Anlattıklarıyla bir yandan yürekleri dağladı öbür yandan da izleyenlere “helal olsun” çektirdi. Yaşadıkları ve geçirdiği süreç gerçekten zor.
Kısaca hikâyesinden bahsedeyim.
Tarih 6 Şubat 2023,
Saat 04:17.
Derin uykudan büyük bir gürültü üzerine uyanırlar. Sanki hazırlıksız ve plansız bir yolculuğa başlamışlardır.
Kiminle mi?
Büşra Meral’le. Henüz düğünlerinin üzerinden bir yıl dahi geçmemiştir. Birlikte enkaz altında kalırlar. Deprem olduğunu ancak dakikalar sonra dışarıdan gelen sesler üzerine anlarlar. Yıkımın büyüklüğünün farkında değillerdir. Saatlerce yardım eli beklerler. Molozlar arasında buldukları küçücük hava boşluğundan çektikleri nefesle yaşama tutunmaya çalışırlar. Artçılar o nefesi de ellerinden almak ister. Günlük yaşamda önemsiz gibi gözüken dakikalar onlar için bir türlü geçmek bilmiyordur. Enkazın altında zamana karşı girişilen bu mücadeleleri el ele, göz göze, gönül gönüle sürer…
Beklenen yardım eli nihayet saatler sonra gelir gelmesine de buna sevinemezler. Çünkü Büşra Meral maalesef hayata veda etmiştir. Apar topar hastaneye kaldırılan Ozan ise hayatta kalmayı başarır fakat aklı fikri Büşra’sında kalmıştır. Büşra’nın cansız bedeni ancak depremin 4.günü enkazdan çıkartılmış ve tanıyanların teşhisinden sonra da ambulansla kimsenin bilemeyeceği bir yere götürülmüştür. Bu gidiş onun son gidişi olur. Bir daha cansız bedeninden haber alınamaz. Nereye defnedildiğini kimse bilmiyordur. Ozan hastaneden çıkar çıkmaz onu, yani çok sevdiği Büşra’sını aramaya koyulur. Kimliği belirlenemeyenlerin gömüldüğü mezarların açılması ister. Kısacık ömrüne onca güzelliği sığdıran, güzeller güzeli eşi Büşra Meral’e son görevini yapmak ve enkaz altında iken ona verdiği “ölmeyeceğim” sözünü tuttuğunu söylemektir amacı. Üzerinde ismi yazılı bir mezar taşı olsun istiyordur.
Durmaz ve bunları yapmak için hemen kolları sıvar. İlk iş; eşinin ailesinden DNA örneği alınmasını ve kimsesiz gömülenlerle eşinin ailesinden alınan DNA örneklerinin karşılaştırılmasını ve böylece eşinin bulunmasını adli ve idari makamlardan istemek olur. Bu isteği uygun bulunur ve derhal yerine getirilir… Güzel bir haber beklediği anda karşılaştığı sonuç şok etkisi yaratır. Raporlar, Büşra’nın ailesi olarak tanıdığı insanlarla Büşra’nın DNA’sının uyuşmadığını gösteriyordur. Şokun etkisiyle bu duruma önce anlam veremese de sonradah eşinin evlatlık olduğunu öğrenir. Büşra Meral, 6 Mart 1993 yılında henüz göbek bağı dahi üzerindeyken Hayat/İskenderun da bulunan Demir-Çelik Fabrikası'nda camiye bırakılmıştır…
Buna rağmen pes etmez. Büşra’yı bulabilmek için onun biyolojik ailesini aramaya karar verir. Fakat elinde sadece onun camiye bırakıldığı bilgisi vardır.
Önündeki engellere ve tüm imkânsızlığa rağmen vazgeçmedi. Halen Büşra’sını aramaya devam ediyor. Yüreğinin en özel yerinde taşıyor; mezarının başında dualar ettiği günün umudunu… Bu umuda yürüyüşüne destek aramak için 2 Eylül günü “Tatlı Sert” isimli gündüz kuşağı programına katıldı ve Büşra’nın biyolojik ailesine seslendi. Kimsenin düzenini bozmak istemiyor. Aileyi bulsa da kimliklerini gizli tutacağına söz verdi. Sadece Büşra’ya olan vefa borcunu yerine getirip mezarının başında ona yeniden “seni seviyorum” demek istiyor.
Asrın Felaketi’ni onlar yerinde, biz ise -onlar kadar olmasa da- buralarda yaşadık. Üzüldük, duygulandık… Enkaz altından günler sonra çıkarılanların yaşama bağlılığını görüp buruk bir şekilde mutlu olduk. Zor günleri millet olarak hep birlikte aşmaya çalışıyoruz. Depremden etkilenen binlerce depremzede yurttaşımızın bu bölgeye yerleştiğini biliyorum. Zaman zaman onlarla sohbetler ediyor yaşadıklarını meye çalışıyorum. Şimdi görev zamanı dostlar. Bu yazıyı okuyanlardan önemli bir istediğim var. 6 Mart 1993 yılında henüz göbek bağı üzerindeyken Hayat/İskenderun da bulunan Demir-Çelik Fabrikası'nın içindeki camiye bırakılan Büşra kızımızın biyolojik ailesine ulaşmaya çalışan evladımız Ozan’a yardımcı olalım. İskenderun’da yaşamış olanlar, bebeğin bırakılmasına dair bilgisi olanlar, görgü tanıklarını duyan bilen kim varsa hafızalarınızı yoklayın lütfen. Büşra’nın ailesine dair; pembe bir battaniye arasında cami avlusuna bırakılmak olan tek bilgiyi zihninizde canlandırıp varsa ufak da olsa başka bilgileri ya da herhangi söylentiyi lütfen Ozan’la paylaşın. Büşra'nın ailesine ulaşabilme yolunda elde edilebilecek her türlü bilginin çok ama çok değerli olduğunu unutmayın.
“Nasıl ulaşırım?” diye de sakın düşünmeyin!
Tatlı Sert isimli programa telefonla ulaşabilirsiniz. Ozan'a “Ozan Laleci” ismiyle sosyal medya kullanıcısı üzerinden de üzerinden ulaşabilirsiniz. Hatta benim aracılığımla da bilgiyi iletebilirsiniz.
Gelin hep birlikte evladımız Ozan’ın bu haykırışına kulak verelim. Elbirliği ile ona yardımcı olalım. Çünkü o yaşadıkları ve azmi ile bunu çok ama çok hak ediyor.





