• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Sağlık
  • Politika
  • Magazin
  • Spor
  • Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
16:36
Kemer'de lavanta turizmi başlıyor
15:56
Sürücülere kahve ikramı
15:36
Vertigo hastalığını yoga yaparak dengeledi
15:36
Göz hastalıkları tedavisinde ileri teknoloji lazer dönemi
14:36
Göksu Mahallesi'ne Aile Sağlığı Merkezi
14:36
Kanalizasyona düşen kedi kurtarıldı
14:32
Antalya Doğal Yaşam Parkı'nda tam donanımlı klinik hizmeti
14:24
Manda sayısı azaldı
14:24
CW Enerji, yerli ve milli üretim gücünü dünyaya tanıttı
14:12
Beton mikseri devrildi: 2 yaralı
11:00
Dere: Turizm otele sıkışırsa, bereket esnafa ulaşmaz
11:00
Sünnet Şöleni'ne başvurular 24 Temmuz'a kadar devam edecek
10:56
Bir haftada aranan 46 kişi yakalandı, 13'ü tutuklandı
10:52
Tarımın geleceği su, toprak ve iklim dengesine bağlı
10:12
Jandarmadan gümrük kaçağı ürün operasyonu
10:12
Alacak borç tartışmasında bıçaklandı hastanede kurtarılamadı
09:36
Tarlalar yangında kül oldu
09:28
Kırkpınar'ın Başpehlivanı Antalya Büyükşehir sporcusu Erkan Taş
09:28
Evin duvarı müştemilatın üzerine göçtü
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Emrah Üçöz
  3. "Gülen Gözler"
Yayınlanma: 05 Mart 2024 - 14:05

"Gülen Gözler"

05 Mart 2024 - 14:05
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Emrah Üçöz
Emrah Üçöz

Tarih 01 Mart 1977’dir. Yeşilçam'da bir çocuk dünyaya gelir. Sadık Şendil’in yazdığı Ertem Eğilmez’in yönettiği Nahit Ataman’ın yapımcılığını üstlendiği ve Melih Kibar’ın başucunda ninniler söylediği bu çocuğa “Gülen Gözler” adı verilir. Başrollerini usta sanatçı Münir Özkul ve Adile Naşit’in üstlendiği “Gülen Gözler” isimli filmden bahsedeceğim bugün.

Sabah Döşemealtı’ndan salınmışım ve kıvrımlı yoldan iniyorum Antalya’ya doğru… Gün yeni doğuyor. Güneş avuçlarımın içinde adeta portakal gibi. Arabamın radyosu açık. Ve birden bu filmin klasik hale gelen müziği çalmaya başlar… Gönlüme vuran ilk namelerden sonra birer birer canlanır filmin sahneleri… Kalabalık bir aile ve bu ailenin geçimini sağlamak için sabah akşam çalışmak zorunda kalan Yaşar Usta geldi gözümün önüne. Cimri ve bir o kadarda hilebaz, Şişko Müteahhit Yunus'la olan diyalogları canlanır. Sonra Vecihi’yi, Nezaket’i, Hasret’i, Fikret’i, Laz Şevket’i, İsmet’i ve diğerleri…

Şişko Yunus’un inşaatlarına ahşap doğrama işi yapan Yaşar Usta’ya Türk Sineması'nın Dev Çınarı Minur Özkul can vermiştir. Yaşar Usta işine o kadar bağlıdır ki kızlarının arkasından çevirdiği gönül ilişkilerinden dahi habersizdir. Adile Naşit, Yaşar Usta’nın karısı Nezaket’i oynar. Nezaket’in tek bir derdi vardır; kızlarına münasip kocalar bulmak. Vecihi ise efsane oyuncu Şener Şen’le tutunur hayata. Yaşar Usta’dan kızı Fikret’i olur olmaz her yerde istediği sahneler halen hafızalarımızda değil mi? Fikret’in de gönlü vardır aslında ama bir türlü vermezler onu Vecihi’ye. Reddedildikçe Vecihi’nin ısrarının artması ve Fikret’in evinin çatısında uçak uçurması… Hatırladıkça gülümseten sahneler bunlar.

Filmin türü dram-komedi olsa da aslında verdiği mesajlar sosyoekonomik türden. Fakir olsa da gönülleri zengin o insanlar bir şekilde mutlu olmayı başarırlar. Önemsiz görebilecek olaylar, kişiler ve o kişilerin kendilerine özgü karakterleri adeta ders olarak sunulmuş topluma. Ayrıca yetişkinliğe henüz adım atan çocukların ailenin ekonomik durumuna duyarsızlığı vurgulanmıştır.

 90 dakika süren filmin mesajları o kadar tatlıdır ki zaman ve mekân fark etmeksizin TV’de görüldüğü an izlenmeden geçilmez. Defalarca izlense de belli bir yaşa gelmiş insanların halen favorisidir bu film. Hatta izleyenler izlemekle yetinmez, izlendikten sonra konuşmaya devam edip sosyal medyada trendtopics yapar. 

Peki neden?

Neden hala izleyicisi var hiç düşündünüz mü?

Konusu mu çok cazip?

Oyuncuları mı etkileyici yoksa mesajları mı?

Bana göre bunun birkaç nedeni var:

Birincisi; karakterler sanırım zihnimize kazındı. ‘Vecihi’ mesela yaşı kaç olursa olsun izleyenlerin hafızalarına kazınacak kadar güçlü bir karakter, replikleri ise yıllarca unutulmayacak cinsten. Yaşar Usta’nın insana ders veren diyalogları, kızı İsmet’in mektup bırakıp gitme hikâyesi ve devamında yaşanan dram…

İkincisi; oyuncu kadrosu. Evet, oyuncu kadrosu çok kaliteli. Münir Özkul, Adile Naşit, Ayşen Gruda, Şener Şen, Şevket Altuğ, Itır Esen, Lale Ilgaz ve diğerleri… Güçlü oyuncu kadrosunun filmin bıkmadan usanmadan izlenmesinde önemi yadsınamayacak kadar büyük olsa da tek başına yeterli değil gibi.

Üçüncüsü ise; yansıtılan zaman. Film yetmişli yıllar Türkiye’sinden. Emeği ile geçinmeye çalışan bir baba, kalabalık bir aile ve ekonomik şartların getirdiği dramatik gerçekler. Dönemin varoşlarından küçük bir kesiti gözler önüne seriyor. Ama bana göre bu da tek başına filmin bıkmadan usanmadan sürekli izlenmesi için yeterli bir sebep değil.

Asıl sebep gülmeyi unutmuş olmamız olmasın?!

Toplum olarak son dönemlerde gülemez olduk çünkü şiddet her yerde; çarşıda, pazarda, trafikte, sokakta… İnsanlar arasındaki tahammül sınırı yok olunca yaşamın içinde bulunamayan mutluluk, huzur, sevgi, hoşgörü ve en önemlisi gülen bir çift göz film sahnelerinde aranıyor olabilir mi ne dersin?

 

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Sıtkı Sıyrılmış
2 yıl önce

aranıyo mu

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)
Osman yıldıran
2 yıl önce

Bize geçmiş i bugün gibi hatırlattığın için teşekkürler

Cevapla
Beğen (1)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • «ÖSYM: Önce Soru Yazabilme Meziyeti» - 06 Temmuz 2026
  • «Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı Çilesi» - 09 Ekim 2025
  • «Ahilik Haftası» - 25 Eylül 2025
  • «Futbolun Toplum Üzerindeki Etkisi» - 02 Eylül 2025
  • «Toplumun Aynası» - 25 Ağustos 2025
  • «"Biz Büyük Bir Aileyiz" Yalanı» - 13 Ağustos 2025
  • "Sofralarımızdaki Zehir: Pestisit" - 04 Mayıs 2025
  • «Sınıf penceresine asılan al yıldızlı bayrağın gururu: 23 Nisan» - 24 Nisan 2025
  • «Çeşme» - 06 Nisan 2025
  • "Trafikte saygılı davranan tüm taksicilere selam olsun" - 17 Mart 2025
  • «Schadenfreude: Kötüzevk» - 16 Aralık 2024
  • "Neden bu hale geldik?" - 16 Kasım 2024
  • "Yoksa kayıkçılar kavga mı ediyor?" - 24 Ekim 2024
  • "Geçmişe Özlem Duymak!" - 16 Ekim 2024
  • Trafikteki Motosikletler! - 30 Eylül 2024
  • "Haydi Türkiye! Kulak Verelim Bu Sese!" - 06 Eylül 2024
  • "Yurt Açan Malazgirt'ten Yurt Kurtaran Büyük Taarruz'a" - 26 Ağustos 2024
  • "Tarih kimin haklı olduğunu ileride yazacak!" - 19 Ağustos 2024
  • "İnsanca Yaşamak Nedir?" - 12 Ağustos 2024
  • "Gelecek Kaygısının Eğitim ve Ekonomi Üzerindeki Etkisi" - 05 Ağustos 2024
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Emrah Üçöz
Emrah Üçöz
«ÖSYM: Önce Soru Yazabilme Meziyeti»
Emrullah Zorlu
Emrullah Zorlu
Kûtü'l-Amâre'nin Size Anlatılmayanları?
Mustafa Zihni TUNCA
Mustafa Zihni TUNCA
KARAALİOĞLU MESCİDİ
Av Ömer Emrullah Bozer
Av Ömer Emrullah Bozer
YAŞAMA HAKKI
Hidayet Gültekin
Hidayet Gültekin
SEÇİLMİŞLER VE ATANMIŞLAR 
Çok Okunan Haberler
Denizin en sevilen kahramanına özel doğum günü
Denizin en sevilen kahramanına özel doğum günü
Karısını banyoda ölü buldu
Karısını banyoda ölü buldu
Minik öğrencilerden öğretmenlerine moral ziyareti
Minik öğrencilerden öğretmenlerine moral ziyareti
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Sağlık
Politika
Magazin
Spor
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.