• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Sağlık
  • Politika
  • Magazin
  • Spor
  • Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
16:36
Kemer'de lavanta turizmi başlıyor
15:56
Sürücülere kahve ikramı
15:36
Vertigo hastalığını yoga yaparak dengeledi
15:36
Göz hastalıkları tedavisinde ileri teknoloji lazer dönemi
14:36
Göksu Mahallesi'ne Aile Sağlığı Merkezi
14:36
Kanalizasyona düşen kedi kurtarıldı
14:32
Antalya Doğal Yaşam Parkı'nda tam donanımlı klinik hizmeti
14:24
Manda sayısı azaldı
14:24
CW Enerji, yerli ve milli üretim gücünü dünyaya tanıttı
14:12
Beton mikseri devrildi: 2 yaralı
11:00
Dere: Turizm otele sıkışırsa, bereket esnafa ulaşmaz
11:00
Sünnet Şöleni'ne başvurular 24 Temmuz'a kadar devam edecek
10:56
Bir haftada aranan 46 kişi yakalandı, 13'ü tutuklandı
10:52
Tarımın geleceği su, toprak ve iklim dengesine bağlı
10:12
Jandarmadan gümrük kaçağı ürün operasyonu
10:12
Alacak borç tartışmasında bıçaklandı hastanede kurtarılamadı
09:36
Tarlalar yangında kül oldu
09:28
Kırkpınar'ın Başpehlivanı Antalya Büyükşehir sporcusu Erkan Taş
09:28
Evin duvarı müştemilatın üzerine göçtü
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Emrah Üçöz
  3. "Büyük koltuklarda oturan küçük adamlar"
Yayınlanma: 14 Haziran 2024 - 16:01

"Büyük koltuklarda oturan küçük adamlar"

14 Haziran 2024 - 16:01
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Emrah Üçöz
Emrah Üçöz

Profesör dersinde öğrencilerinden birini kürsüye çağırıp dersin kalan kısmını anlatmasını ister. Öğrenci önce kem küm etse de bakar kurtuluş yok başlar bildiği kadar anlatmaya…

Biraz sonra profesör araya girer ve “Şimdi kürsünün üstüne çık ve öyle devam et!” der.

Öğrenci önce anlam veremese de profesörün kararlı bakışlarından kaçamaz ve çaresiz denileni yapar ve kürsüye çıkıp öyle anlatmaya devam eder…

Birkaç cümlenin sonunda profesör yine sözünü keserek “Bu kez kürsünün üstüne bir sandalye koy ve öyle devam et!” der.

Öğrenci de onu da yapar ama artık sandalye üstünde düşmemek için dengesini kontrol ederek konuştukça söylediklerinde tutarsızlıklar başlamıştır. Bir dam der bir pencere!

Sonunda profesör sınıfa döner ve: “Çocuklar görüyorsunuz değil mi? İnsan ne kadar yükselirse söylediklerinde o denli tutarsızlıklar, dengesizlikler başlar. Artık beyni söyleneni değil; olduğu yerden düşmemeyi önceler, kararlarını buna göre alır, çevresini buna göre şekillendirir…" tespitini yaparak sandalyenin üstündeki öğrencisine teşekkür edip dersi sonlandırır.

Sosyal deneyden insanlar yükseldikçe söylemlerinde meydana gelen değişikliğin bulunduğu yeri koruma işgüdüsünden kaynaklandığı sonucu çıkıyor.

Ben toplumu oluşturan insanları bu konuda üçe ayırıyorum.

Birinci grup, ‘gemisini kurtaran kaptan’ misali, sosyal deneydeki masa üstüne konulan sandalyeye çıkmış olanların oluşturduğu gruptur. Bu tiplerin sandalyeye çıkmadan önceki söylemleriyle sandalye üzerindeki söylemleri birbirinin tam tersidir. Beyinleriyle değil de nefisleriyle karar verirler. Düşmemek için ellerinden ne geliyorsa yaparlar. Çok tehlikelidirler ve anında en yakınını dahi satabilirler. Allah bu hödükleri ıslah etsin diyerek ikinci gruba geçmek istiyorum.

İkinci grubu, masa üstünde olup sandalye üstüne çıkmak için uğraşanlar oluşturuyor. Bunlar başkalarının kayığında başkalarının küreğini çeken tiplerdir. Sandalye üstüne çıkmak için yapmayacakları iş, söyleyemeyecekleri yalan, iftira yoktur. Birinci gruptakilerden daha tehlikelidirler. Adam satmada üzerlerine yoktur. Tek amaçları sandalye üzerine çıkmak olduğu için bu uğurda ne gerekiyorsa yaparlar. Bunlar “yumuşak g kuşağı” olarak da bilinirler. Allah’ın bunları ıslah edeceğini düşünmediğim için onlar hakkında ondan herhangi bir şey dilemeden diğer gruba geçiyorum.

Üçüncü ve son grubu ise ilk iki gurubun dışında kalanlar oluşturur.  Bunların dünya yansa umurunda değildir. Kimin ne dediğinin hiç önemi yoktur onlar için. Bildiklerini okurlar. İşini üst düzeyde ve profesyonelce yaparlar. Dedikodudan uzak; laf söz kovalamayan, masa üstüne çıkma niyetinde olmayan, sandalye üstündekileri ve oraya çıkmak için uğraşanları kendi dengi olarak görmeyen, entelektüel bilgi ve birikimi üst seviyede olanlardır. Liyakate inanırlar. Fırsat eşitliğinin bir gün mutlaka hakim olacağına olan umutları halen vardır. Toplumun en eğitimli kesimini oluşturdukları için iyi birer ebeveyn olduklarına inanırlar.

Bu üç tip grup arasında hangisine dahil olduğumuzu kim belirler?

Elbette bu soruya verilecek yanıt kendi çevremiz olacaktır. Çünkü kimse ayranım ekşi diyemeyeceği için herkes kendini üçüncü guruba dahil görebilir. Oysa davranışlarımız bizi eleverir ve kategorize eder.

Neyse konuyu Dostoyevski’yle kapatalım. Ne diyor ünlü yazar:

 “Şeytan uyuyakaldı bir gün. Rüzgar sert esti. Üç tüy düştü şeytandan dünyaya. Biri paraya yapıştı, diğeri mevkiye, öteki de ihtirasa. O günden sonra şeytan hiçbir iş yapmadı.”

O şeytanın sert rüzgârla düşürdüğü tüylerinden biri olup büyük koltuklarda oturan küçük adamlara dönüşülmemesi temennisiyle…

 

“Kurban Bayramı”

Önümüz kurban bayramı ve dokuz günlük bir tatile çıkıyoruz. Benim gibi memleketine gidecek olanlara, tatil için yollara düşeceklere şimdiden kazasız belasız yolculuklar diliyorum.

Bayramı manevi özelliğine uygun geçirmek temennisiyle,

Büyüklerimin ellerinden,

Küçüklerimin gözlerinden,

Yaşıtlarımın ise yanaklarından hasretle öpüyorum…

Bayram sonrası görüşmek üzere.

Hoşça ve dostçakalın…

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • «ÖSYM: Önce Soru Yazabilme Meziyeti» - 06 Temmuz 2026
  • «Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı Çilesi» - 09 Ekim 2025
  • «Ahilik Haftası» - 25 Eylül 2025
  • «Futbolun Toplum Üzerindeki Etkisi» - 02 Eylül 2025
  • «Toplumun Aynası» - 25 Ağustos 2025
  • «"Biz Büyük Bir Aileyiz" Yalanı» - 13 Ağustos 2025
  • "Sofralarımızdaki Zehir: Pestisit" - 04 Mayıs 2025
  • «Sınıf penceresine asılan al yıldızlı bayrağın gururu: 23 Nisan» - 24 Nisan 2025
  • «Çeşme» - 06 Nisan 2025
  • "Trafikte saygılı davranan tüm taksicilere selam olsun" - 17 Mart 2025
  • «Schadenfreude: Kötüzevk» - 16 Aralık 2024
  • "Neden bu hale geldik?" - 16 Kasım 2024
  • "Yoksa kayıkçılar kavga mı ediyor?" - 24 Ekim 2024
  • "Geçmişe Özlem Duymak!" - 16 Ekim 2024
  • Trafikteki Motosikletler! - 30 Eylül 2024
  • "Haydi Türkiye! Kulak Verelim Bu Sese!" - 06 Eylül 2024
  • "Yurt Açan Malazgirt'ten Yurt Kurtaran Büyük Taarruz'a" - 26 Ağustos 2024
  • "Tarih kimin haklı olduğunu ileride yazacak!" - 19 Ağustos 2024
  • "İnsanca Yaşamak Nedir?" - 12 Ağustos 2024
  • "Gelecek Kaygısının Eğitim ve Ekonomi Üzerindeki Etkisi" - 05 Ağustos 2024
  • 1
  • 2
Köşe Yazarları
Emrah Üçöz
Emrah Üçöz
«ÖSYM: Önce Soru Yazabilme Meziyeti»
Emrullah Zorlu
Emrullah Zorlu
Kûtü'l-Amâre'nin Size Anlatılmayanları?
Mustafa Zihni TUNCA
Mustafa Zihni TUNCA
KARAALİOĞLU MESCİDİ
Av Ömer Emrullah Bozer
Av Ömer Emrullah Bozer
YAŞAMA HAKKI
Hidayet Gültekin
Hidayet Gültekin
SEÇİLMİŞLER VE ATANMIŞLAR 
Çok Okunan Haberler
Denizin en sevilen kahramanına özel doğum günü
Denizin en sevilen kahramanına özel doğum günü
Karısını banyoda ölü buldu
Karısını banyoda ölü buldu
Minik öğrencilerden öğretmenlerine moral ziyareti
Minik öğrencilerden öğretmenlerine moral ziyareti
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Sağlık
Politika
Magazin
Spor
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.