• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Sağlık
  • Politika
  • Magazin
  • Spor
  • Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
12:24
Muhtarlardan Kaymakam Yılmazer'e ziyaret
12:24
Korkuteli'de kan bağış kampanyası
11:12
İmalatçı esnafa 31 Temmuz uyarısı
10:20
Jandarma Asayiş Botu'ndan Side'de denetim
10:20
Antalya'da yoğunlaştırılmış motosiklet trafik denetimi
10:20
Jandarmadan ormanlık alanlarda yangın riskine karşı yoğun denetim
10:20
Otomobille çarpışan motosikletteki 2 kişi yaralandı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Emrullah Zorlu
  3. Tanrı'dan Kaçmak mı, Bilgiden Kaçmak mı? İkinci El Agnostisizm
Yayınlanma: 16 Ağustos 2024 - 10:11

Tanrı'dan Kaçmak mı, Bilgiden Kaçmak mı? İkinci El Agnostisizm

16 Ağustos 2024 - 10:11
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Emrullah Zorlu
Emrullah Zorlu

Agnostisizm, insanın bilgiye ulaşma kapasitesinin sınırlı olduğuna ve özellikle metafiziksel konularda nihai bir bilgiye ulaşılamayacağına inanan bir felsefi duruştur. Bu duruş, Tanrı’nın varlığı veya yokluğu gibi büyük sorulara dair kesin bir yargıya varmaktan kaçınır ve bu bilinemezliği entelektüel bir tevazu ile kabul eder. Agnostisizmin temelinde, bilginin doğasına dair derin bir sorgulama ve bu sorgulamanın sınırlarını kabul etme cesareti yatar.

Agnostisizmin kökeni, özellikle 19. yüzyılda Thomas Huxley tarafından savunulmuş ve geliştirilmiştir. Huxley, "Agnostik olmak, insan zekâsının kavrayamayacağı şeyler hakkında iddialarda bulunmaktan kaçınmaktır," diyerek agnostik duruşun temelini oluşturmuştur. Huxley için agnostisizm, bilginin sınırlarını tanıyan ve bu sınırların ötesinde iddialarda bulunmaktan kaçınan bir tutumdur. Bu tutum, derin bir entelektüel sorgulama ve bilinemezliğin kabulü ile karakterizedir.

Bertrand Russell ise agnostisizmi, dogmatizmin karşısında duran bir felsefi pozisyon olarak görmüştür. Russell, "Tanrı'nın varlığına dair kanıtların yetersiz olduğu ve bu yüzden bir yargıda bulunmaktan kaçınmanın en makul tavır olduğu" şeklinde bir anlayışla, agnostisizmin bilginin doğasına dair bir alçakgönüllülüğü ve belirsizlik içinde kalmanın getirdiği bir entelektüel dürüstlüğü temsil ettiğini savunmuştur. Russell, bu duruşun sadece bir bilgi eksikliği olmadığını, aksine bu bilinemezliği kabul etmenin felsefi bir erdem olduğunu vurgulamıştır.

Ancak çağdaş dünyada, agnostisizm bu derin felsefi temellerinden sapmış ve yüzeysel bir entelektüel sığınak haline gelmiştir. Bugün karşımıza çıkan şey, bir tür "İkinci El Agnostisizm" olarak adlandırılabilecek bir olgudur. Bu ikinci el agnostisizm, gerçek bir entelektüel arayıştan ziyade, belirsizliğe ve bilinmezliğe sığınmak için kullanılan yüzeysel bir duruştur. Orijinal agnostisizmin derin felsefi ve entelektüel temelleri, günümüzün bu versiyonunda büyük ölçüde kaybolmuştur. Bunun yerine, ikinci el agnostisizm, bilginin sınırlarını kabul etmekten çok, bu sınırların arkasına saklanarak entelektüel bir konfor alanı yaratma eğilimi göstermektedir. Bu, gerçekte bir entelektüel kaçış ve cesaretsizliktir.

David Hume’un eserlerinde dile getirdiği agnostik şüphecilik, çağdaş ikinci el agnostisizmle keskin bir tezat oluşturur. Hume, insan aklının sınırlarını kabul ederken, bu sınırların ötesine geçme çabasını hiçbir zaman terk etmemiştir. Hume’un agnostisizmi, bilgiye ulaşmanın sınırlarını kabul eden, ancak bu sınırların ötesinde sürekli bir arayış içinde olan bir tutumu temsil eder. Ancak günümüzün ikinci el agnostikleri, bu arayıştan tamamen vazgeçmiş, bilginin imkansızlığına sığınarak entelektüel bir tembelliği tercih etmişlerdir.

Bu bağlamda, ikinci el agnostisizm, bilginin peşinde koşmanın zorluğundan ve sorumluluğundan kaçmak için kullanılan bir tür sofistike retoriğe dönüşmüştür. Sofistler, doğruyu bulmak yerine, retorik üstünlük sağlamak için çaba gösterirlerdi. Bugünün ikinci el agnostikleri de benzer bir şekilde, belirsizlik içinde kalmanın rahatlığını entelektüel bir üstünlük gibi gösterme eğilimindedirler. Ancak bu, aslında bir entelektüel tembellik ve cesaretsizliktir. Gerçek bilgi arayışından kaçan bu tavır, agnostisizmin özündeki entelektüel dürüstlüğü ve derinliği kaybettirir.

Agnostisizm, bilginin sınırlarını kabul eden, ancak bu sınırların ötesinde anlam arayışını sürdüren bir duruştur. Ancak ikinci el agnostisizm, bu anlam arayışını terk etmiş, belirsizliğin kolaycılığına sığınan bir teolojik sofizm olarak ortaya çıkmıştır. Bu tür bir agnostisizm, felsefi olarak ciddi bir eleştiriyi hak eder; çünkü bu tavır, entelektüel anlamda eksik ve yüzeysel bir duruş olarak kalmaktadır.

Ezcümle, agnostisizm, bilgiye ulaşmanın zorluğunu ve bilginin sınırlarını kabul eden bir entelektüel dürüstlükten doğar. Ancak günümüzün ikinci el agnostisizmi, bu dürüstlükten uzaklaşmış, yüzeysel bir teolojik sofizme evrilmiştir. Bu yüzden, bu tür agnostikler, bilgiye ulaşma sorumluluğundan kaçan bir tavırla, entelektüel tembellik içinde değerlendirilmelidir. Gerçek agnostisizm, bilginin sınırlarını kabul ederken, bu sınırların ötesinde anlamlı bir sorgulamayı sürdürme cesaretini gösterir. İkinci el agnostisizm ise, bu cesareti ve derinliği yitirmiş, yalnızca yüzeyde kalan bir entelektüel sığınak haline gelmiştir.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kûtü'l-Amâre'nin Size Anlatılmayanları? - 04 Mayıs 2026
  • Zekâ Artık Yazılmıyor, Yetiştiriliyor - 22 Nisan 2026
  • 1776'dan 2026'ya: Eşitlik Cümlesinin Uzun Yolculuğu - 04 Mart 2026
  • Harita Yetmediğinde: Suriye ve Yüzyıllık Yanılgı - 29 Ocak 2026
  • Nedenlerin Çocuğuyuz: Spinoza'da İrade, Tanrı ve İnsan - 25 Kasım 2025
  • Melankolinin Direnişi, Direnişin Melankolisi - 24 Kasım 2025
  • Arslan ve Şimşek: Yokluklarıyla Daha Çok Var Olanlar - 06 Ekim 2025
  • Bir Nikâh, Bir Filo, Bir Dua - 30 Eylül 2025
  • Kule, Kaldıraç ve Koridor: Büyük Plan Yok, Küçük Hatlar Var - 29 Eylül 2025
  • Bir Portre, Bir İmza, Bir Dünya Düzeni - 26 Eylül 2025
  • Kızgınlıktan Kutuplaşmaya: Bir Kuşağın Dijital Yazgısı - 17 Eylül 2025
  • Baharat, Petrol, Veri: Sömürünün Üç Çağı - 15 Eylül 2025
  • Tarihin Akıl Hilesi, Gücün İstenci ve Bugünün Döngüsü - 11 Eylül 2025
  • Kapitalizmin Çorak Toprakları: Gazap Üzümleri ve Marx'ın İzleri - 20 Ocak 2025
  • Adalet mi, Güç mü? Leviathan'ın İkilemi - 09 Aralık 2024
  • Haklılığın Kefareti: Kafkaesk Bir Yolculuk - 27 Kasım 2024
  • Aklın Son Çığlığı - 18 Kasım 2024
  • Akademik Aklın Eleştirisi: Jüriye Yazılan Tezler - 10 Kasım 2024
  • Bir Asır Sonra Gökalp: Harsın Yeniden Doğuşu - 07 Kasım 2024
  • Yunus'un Gözünden İnsanlık: Beklentiler ve Hakikat (Çıktım Erik Dalına) - 03 Kasım 2024
  • 1
  • 2
  • 3
Köşe Yazarları
Av Ömer Emrullah Bozer
Av Ömer Emrullah Bozer
MUHTERİS İSTİDATLARIN (!) İSTİRAHATI
Mustafa Zihni TUNCA
Mustafa Zihni TUNCA
Avrupa'nın En Az Ziyaret Edilen Ülkesi: Moldova
Niyazi Şahin
Niyazi Şahin
Önce İnsan
Emrah Üçöz
Emrah Üçöz
«ÖSYM: Önce Soru Yazabilme Meziyeti»
Emrullah Zorlu
Emrullah Zorlu
Kûtü'l-Amâre'nin Size Anlatılmayanları?
Hidayet Gültekin
Hidayet Gültekin
SEÇİLMİŞLER VE ATANMIŞLAR 
Çok Okunan Haberler
Işıklı havuz bu yaz da çalışmıyor
Işıklı havuz bu yaz da çalışmıyor
Dairedeki yangın büyümeden söndürüldü
Dairedeki yangın büyümeden söndürüldü
Minik öğrencilerden öğretmenlerine moral ziyareti
Minik öğrencilerden öğretmenlerine moral ziyareti
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Sağlık
Politika
Magazin
Spor
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.