• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Sağlık
  • Politika
  • Magazin
  • Spor
  • Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
12:24
Muhtarlardan Kaymakam Yılmazer'e ziyaret
12:24
Korkuteli'de kan bağış kampanyası
11:12
İmalatçı esnafa 31 Temmuz uyarısı
10:20
Jandarma Asayiş Botu'ndan Side'de denetim
10:20
Antalya'da yoğunlaştırılmış motosiklet trafik denetimi
10:20
Jandarmadan ormanlık alanlarda yangın riskine karşı yoğun denetim
10:20
Otomobille çarpışan motosikletteki 2 kişi yaralandı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Emrullah Zorlu
  3. İnsanları Değiştirmeyin, Onları Olduğu Gibi Derinleştirin (Yeni Makyavelcilik)
Yayınlanma: 24 Ekim 2024 - 15:05

İnsanları Değiştirmeyin, Onları Olduğu Gibi Derinleştirin (Yeni Makyavelcilik)

24 Ekim 2024 - 15:05
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Emrullah Zorlu
Emrullah Zorlu

Machiavelli’nin meşhur sözü, "İnsanları değiştirmeye çalışmayın; onları olduğu gibi reddedin,"  bugünün siyaset dünyasına farklı yansıyan bir mottodur.  Ancak çağdaş siyaset, bu reddedişin daha ötesine geçmiş durumda: İnsanları değiştirmeye çalışmamak bir kenara, onların en temel zaaflarını daha da derinleştiriyor. Artık siyaset, insanları olduğu gibi kabul etmiyor; aksine, onları daha yönetilebilir, daha tepkisel ve daha itaatkâr hale getiren bir sürece sokuyor. Böylece Machiavelli’nin "reddetme" tavrı, bir çeşit manipülasyon sanatı haline dönüşmüş oluyor.

Modern siyaset dünyasında, insanları değiştirme idealine duyulan inanç giderek silikleşti. Eskiden siyasi liderler, halkı eğitme, bilinçlendirme ya da onları ahlaki ve erdemli bir topluma dönüştürme misyonuyla yola çıkardı. Oysa bugün bu ideal, yerini daha sinsi ve derin bir stratejiye bıraktı: Halkı olduğu gibi kabul etmek değil, onların en derin güdülerine hitap ederek, onları daha fazla kendilerine bağımlı kılmak. Popülizm, bu stratejinin en bariz örneği olarak karşımıza çıkıyor. Popülist liderler, kitlelerin mevcut korkularını ve arzularını kullanarak, onları dönüştürmek yerine daha tepkisel bir hale getiriyor.

Machiavelli’nin karamsar insan doğası anlayışı, bugünün siyaset sahnesinde daha sofistike bir biçimde yeniden vücut buluyor. Sosyal medya, veri analizleri ve algı yönetimi, insanların zaaflarına hitap eden politikaların etkin araçları haline geldi. İktidar, artık insanların doğasını değiştirmek yerine, onların doğasını daha fazla nasıl kontrol edebileceği üzerine yoğunlaşıyor. Bu durum, siyaset arenasında etik soruların giderek daha az yer bulmasına neden oluyor. İnsanı dönüştürme idealine inanç azaldıkça, siyasetin odağı da güç ilişkilerine, kısa vadeli kazançlara ve halkın manipülasyonuna kayıyor.

Bu dönüşüm, sadece siyasetçilerin stratejileriyle sınırlı değil; aynı zamanda toplumun kendisini nasıl algıladığıyla da ilgili. İnsanlar, siyaset tarafından sürekli olarak bir korku ve kriz ortamında tutuluyor. Güvensizlik ve korkular derinleştirildikçe, bireyler daha fazla kendini savunma pozisyonuna geçiyor ve bu da siyasetçiler için ideal bir yönetim zemini oluşturuyor. İdealist projeler ve toplumu dönüştürme çabaları yerini, insanları mevcut halleriyle nasıl daha iyi kontrol edebileceklerine dair stratejilere bırakıyor.

Bu noktada Machiavelli’nin reddediş anlayışı, çağımızda yeni bir boyut kazanıyor. Reddediş, artık insanı olduğu gibi bırakmak değil; onu zaafları üzerinden daha derin bir kontrol sürecine sokmak anlamına geliyor. Bugün insanlar, olduğu gibi kabul edilmek bir yana, sürekli olarak daha fazla tüketime, daha fazla korkuya ve daha fazla itaat etmeye teşvik ediliyor. İktidar, insan doğasının sabitliğini değil, bu sabitliğin nasıl sömürülebileceğini merkeze alıyor. Böylece, insanın dönüşümü yerine, onun daha fazla bağımlı hale getirildiği bir düzen inşa ediliyor.

Siyaset artık insanı değiştirme çabasını bir kenara bırakmış durumda. Toplum mühendisliği projeleri, büyük idealler ya da ahlaki reformlar çağının çok uzağında yaşıyoruz. Günümüz siyasetinde, liderler insanları dönüştürmeye çalışmıyor; aksine, onları mevcut korkularına ve arzularına daha da bağımlı kılarak, güçlerini pekiştiriyor. Böyle bir dünyada, Machiavelli’nin ruhu hala siyaset sahnesinde dolaşıyor: İnsanı değiştirmek yerine, onu olduğu gibi derinleştirin. Ama bu derinleştirme, ne bir özgürleşme vaadi ne de bir ahlaki proje içeriyor; aksine, insanı daha fazla sınırlayan, güdülerine hapseden bir stratejiyi ifade ediyor.

Bugün siyasetin en temel sorunu, insanın nasıl yönetileceği değil, onun hangi korkularla ve arzularla daha fazla kontrol edileceği. Machiavelli’nin "reddediş" tavrı, modern dünyada bir kabul değil, bir strateji haline gelmiş durumda. İnsanları değiştirmeye çalışmaktan vazgeçmek, onları olduğu gibi manipüle etmek anlamına geliyor. Böyle bir siyasette, insan doğasının sabitliğinden değil, bu sabitliğin nasıl bir güç aracına dönüştürüldüğünden söz edebiliriz.

Belki de asıl soru şudur: İnsanları olduğu gibi kabul etmek mi daha tehlikelidir, yoksa onları mevcut zaaflarıyla daha fazla kontrol etmek mi? Bu sorunun cevabı, Machiavelli’nin hayal ettiği siyasetten çok daha karmaşık bir dünyada saklı.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Kûtü'l-Amâre'nin Size Anlatılmayanları? - 04 Mayıs 2026
  • Zekâ Artık Yazılmıyor, Yetiştiriliyor - 22 Nisan 2026
  • 1776'dan 2026'ya: Eşitlik Cümlesinin Uzun Yolculuğu - 04 Mart 2026
  • Harita Yetmediğinde: Suriye ve Yüzyıllık Yanılgı - 29 Ocak 2026
  • Nedenlerin Çocuğuyuz: Spinoza'da İrade, Tanrı ve İnsan - 25 Kasım 2025
  • Melankolinin Direnişi, Direnişin Melankolisi - 24 Kasım 2025
  • Arslan ve Şimşek: Yokluklarıyla Daha Çok Var Olanlar - 06 Ekim 2025
  • Bir Nikâh, Bir Filo, Bir Dua - 30 Eylül 2025
  • Kule, Kaldıraç ve Koridor: Büyük Plan Yok, Küçük Hatlar Var - 29 Eylül 2025
  • Bir Portre, Bir İmza, Bir Dünya Düzeni - 26 Eylül 2025
  • Kızgınlıktan Kutuplaşmaya: Bir Kuşağın Dijital Yazgısı - 17 Eylül 2025
  • Baharat, Petrol, Veri: Sömürünün Üç Çağı - 15 Eylül 2025
  • Tarihin Akıl Hilesi, Gücün İstenci ve Bugünün Döngüsü - 11 Eylül 2025
  • Kapitalizmin Çorak Toprakları: Gazap Üzümleri ve Marx'ın İzleri - 20 Ocak 2025
  • Adalet mi, Güç mü? Leviathan'ın İkilemi - 09 Aralık 2024
  • Haklılığın Kefareti: Kafkaesk Bir Yolculuk - 27 Kasım 2024
  • Aklın Son Çığlığı - 18 Kasım 2024
  • Akademik Aklın Eleştirisi: Jüriye Yazılan Tezler - 10 Kasım 2024
  • Bir Asır Sonra Gökalp: Harsın Yeniden Doğuşu - 07 Kasım 2024
  • Yunus'un Gözünden İnsanlık: Beklentiler ve Hakikat (Çıktım Erik Dalına) - 03 Kasım 2024
  • 1
  • 2
  • 3
Köşe Yazarları
Av Ömer Emrullah Bozer
Av Ömer Emrullah Bozer
MUHTERİS İSTİDATLARIN (!) İSTİRAHATI
Mustafa Zihni TUNCA
Mustafa Zihni TUNCA
Avrupa'nın En Az Ziyaret Edilen Ülkesi: Moldova
Niyazi Şahin
Niyazi Şahin
Önce İnsan
Emrah Üçöz
Emrah Üçöz
«ÖSYM: Önce Soru Yazabilme Meziyeti»
Emrullah Zorlu
Emrullah Zorlu
Kûtü'l-Amâre'nin Size Anlatılmayanları?
Hidayet Gültekin
Hidayet Gültekin
SEÇİLMİŞLER VE ATANMIŞLAR 
Çok Okunan Haberler
Işıklı havuz bu yaz da çalışmıyor
Işıklı havuz bu yaz da çalışmıyor
Dairedeki yangın büyümeden söndürüldü
Dairedeki yangın büyümeden söndürüldü
Minik öğrencilerden öğretmenlerine moral ziyareti
Minik öğrencilerden öğretmenlerine moral ziyareti
Ana Sayfa
Gündem
Siyaset
Ekonomi
Dünya
Sağlık
Politika
Magazin
Spor
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.