Birbirimize iltifat etmeyi, iyi dilek ve temennilerde bulunarak hem kendimizi hem de muhatabımızı mutlu etmeyi epeydir unuttuk. Merdivende, asansörde, yolda sokakta karşılaştığımız insanların birbirlerini görmezden gelerek ya elindeki telefona bakarak yürüdüğüne ya da önüne bakarak hızlı adımlar ile bulunduğu noktadan uzaklaştığına çokça şahit oluyorum.
Hâlbuki iyilik ve güzelliğin hâkim olması için çaba sarf ederek, baharın yeryüzünü çiçeklerle güzelleştirdiği gibi bizim de bulunduğumuz ortamı kasvetten kurtarıp, umutsuzluk deryasında kaybolmuş gönüllere bir liman, hayatın ağırlığı omuzlarını çökertmiş insanların yüküne omuz vermek ve gelecek kaygıları olan bir gencin âleminde yeni fikirlerin oluşmasına vesile olmak öncelikli görevimiz olmalı.
Hele “sosyal çürümeyi” tetikleyen sosyal medyadan başını kaldıramayan genci yaşlısı tüm insanların iletişim becerilerini, konuşmalarını, hitap şekillerini güncellemesi gerekmekte olup bu temennim önce kendim içindir. Zira ben de sosyal medya kullanıcısı ünlü ya da az ünlü ya da fenomen ya da hiç tanınmayan herhangi bir kimsenin paylaşımının altına bazen kızgınlık ve öfkenin ya da paylaşımı beğenmemenin bana yaptığı telkin ile karşımda olsa yüzüme söylese ya da anlatsa daha sade bir üslup ile geçiştireceğim bir hususta sonradan pişman olduğum yorumlar yazıyorum. Sözü getireceğim bir nokta var elbette…
Bir vakit, şimdi artık iyilerin başkanı olmayan bir liderin sosyal medya hesabının yorum kısmına, yaşlıca bir amca yazdığı “ eleştirinin bir nebze üstü “ birkaç cümle ile şikâyet üzerine İstanbul Mahkemelerinde yargılandı, ceza aldı ve akabinde manevi tazminat ödemeye mahkûm oldu.
Meclise milleti temsilen seçilen ve seçildiği koltuğa oturduktan sonra kendisini Kaf dağının zirvesinde gören bir ana muhalif milletvekilimiz, sırtını bir yerlere yaslayanları müdafaa etmek için yaptığı konuşmanın sosyal medya sayfasında paylaşılan kısmının altına bu milletin asil bir üyesinin tamamen milli duygularla sarf ettiği bir iki cümleyi şikâyet konusu yaptı ve Ankara Mahkemelerinde yargılanıyor muhtemelen ceza alacak ve akabinde manevi tazminata mahkûm olacak.
Kurulduğu günden bu güne ülke yönetiminde olan iktidar partisinin birçok kademesinde görev almış ve halen mühim bir mevkide vazifeli eski milletvekilinin sosyal medya hesabının altına yazılan birkaç cümle sebebiyle bir vatandaş Çanakkale Mahkemelerinde yargılandı, mahkûm oldu ve manevi tazminat ödemek durumunda kaldı.
Her bir bireyin şahsiyetini koruma hakkı olduğu gerçeği ile ismine, resmine, sözüne ve eylemine karşı söylenen her bir sözün de insaf ölçüleri içerisinde olması, hakaret içermemesi ve muhatabının sinir kat sayısını yükseltmemesi gerekmektedir.
Bu aralar ben en çok Cemal Enginyurt’a takılıyorum. Kırmadan, kızdırmadan, kıvamında… Kem olmayan cümleler ile…





