Yıllardır yollarda, direksiyon başında binlerce kilometre kat etmiş bir profesyonel olarak, trafiğin sadece bir ulaşım süreci değil, aynı zamanda ciddi bir hukuki ve vicdani sorumluluk alanı olduğunu her gün daha iyi anlıyorum. Kıymetli dostum, A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Nasuh Boztepe’nin kısa süre önce paylaştığı, "Kendi aracıyla işe giderken yaşanan kazaların iş kazası sayılıp sayılmayacağı" konusundaki aydınlatıcı açıklamaları, biz işverenler için hayati bir uyarı niteliğinde.
Nasuh Bey’in de vurguladığı üzere, 5510 sayılı yasa çerçevesinde bir olayın "iş kazası" olarak değerlendirilmesindeki en kritik nokta, "illiyet bağı" yani kazanın işverenin talimatı ve işin yürütümü ile olan bağıdır. Eğer bir çalışan, işverenin görevlendirmesiyle, asıl işini yapmak üzere bir noktadan diğerine giderken kaza yaparsa, kullanılan aracın mülkiyetinin kime ait olduğundan bağımsız olarak bu olay bir iş kazasıdır. Ancak çalışan, tamamen kendi tercihiyle veya rutin bir mesaiye gidiş-geliş sürecindeyken bu kazayı yaşarsa, yasal statü değişmektedir.
Bir İşveren Olarak Bakış Açım
NŞT Grup olarak personel ve öğrenci taşımacılığı yapan bir firma yöneticisi ve aynı zamanda güvenli sürüş bilincini hayat felsefesi edinmiş biri olarak şunu ifade etmeliyim: Bizim için "iş kazası" sadece hukuki bir terim veya istatistiksel bir veri değildir. O demir yığınlarının arasında, her zaman bir ailenin geleceği ve bir insanın yaşamı vardır.
Nasuh Bey’in çizdiği hukuki çerçeve, biz işverenlere sadece yasal yükümlülüklerimizi değil, aynı zamanda "önleyici tedbir" sorumluluğumuzu da hatırlatıyor. İster kendi aracımızla olsun ister kurumsal bir servis aracıyla, yola çıkılan her an, "iş" ile olan bağımız devam ediyor.
Sonuç Olarak; Yollarda hız değil, saygı ve dikkat hayat kurtarır. Çalışanlarımızın işveren adına yola çıktığı her an, onların güvenliği bizim önceliğimizdir. Rutin bir iş ziyareti veya günlük mesai fark etmeksizin; her sürücünün, altındaki makinenin bir ulaşım aracı olduğu kadar, yanlış ellerde bir silaha dönüşebileceğini unutmaması gerekir.
Nasuh Boztepe’nin değerli bilgilerinden yola çıkarak şunu bir kez daha hatırlatmak isterim: Hiçbir aceleniz, bir insanın yaşamından ve sevdiklerine sağ salim kavuşmasından daha değerli olamaz.
Niyazi ŞAHİN








