Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri;Görüşmelerini yapmakta olduğumuz; “Hayvan Haklarını Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” hakkında grubumuz adına söz aldım.
Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.Değerli MilletvekilleriSonsuz kuvvet ve kudret sahibi Cenab-ı Allah, her şeyi bir denge üzerine yaratmıştır. Ve kâinatta her şey zıddı ile Kaimdir. Kâinat bir düzenle yaratılmıştır. Ve hiçbir şey eksik ve noksan değildir.
Nebatat yoksa ne hayvanat olur ne de insan Alemi. Hayvanlar alemi yoksa, nebatat ve beşeriyet de yoktur.
İnsanlar olmazsa hiçbir şey olmaz. Çünkü, insan Eşref-i Mahlukattır, yaratılmışların en şereflisidir. Her şey insan içindir.
Bu nedenledir ki; böylesine şerefli bir varlık, hayatının her safhasında elbette kendi şerefine, şanına yakışan işler yapmalıdır.
Bu bağlamda doğadaki tüm canlılara karşı şefkat ve merhamet göstermek, insan olmanın şiarındandır.Kıymetli Milletvekilleri,
İnsanoğlu, binlerce yıldır hayvanlarla birlikte yaşıyor, onlarla bir şekilde iletişim kuruyor.
Binlerce yıldır kediler tahıllarımızı koruyor, öküzler topraklarımızı sürüyor, köpekler sürülerimizi koruyor.
İnsanoğlu her dönem ilişkisini yeniden güncelledi. Değişen şartlar ve farklılaşan ilişki biçimi, kanunlarımızı yeniden düzenlemeyi gerekli kılmaktadır.
Bu açıdan baktığımızda; “sahipsiz sokak hayvanları” sorunu, bir yasal düzenlemeyi zorunlu hale getiriyor.
Özellikle son yıllarda artan sokak köpeği saldırıları, halkımızda ciddi bir güvenlik kaygısı ve mağduriyet duygusu oluşturmuş, zaman zaman da yürekleri yakan olayların yaşanmasına sebebiyet vermiştir.
Kamu güvenliği sorunu haline gelen bu durum, yerel yönetimlerin ve merkezi otoritenin, sorumluluklarını yerine getirmekte yetersiz kaldığının açık bir göstergesidir.
Özellikle, yanlışları doğrusundan fazla olan bu kanun teklifinin iktidar tarafından sihirli bir değnek muamelesi görmesi, bu sorunu çözmedeki ciddiyetsizliğini ortaya koymaktadır.
22 yıllık AK Parti iktidarı boyunca, sokak hayvanları sorununa kalıcı ve etkili çözümler üretilememiş; uygulanan yöntemler yetersiz kalmıştır.Değerli Milletvekilleri,
Saadet Partisi olarak bizim için siyaset; yaşanabilir şehirler, yaşanabilir bir ülke ve yaşanabilir adil yeni bir dünyayı inşa etmek için yapılır.
Bugün sorunları çözmeyi bir tarafa bırakın, çözümsüzlüğün merkezi haline getirilen siyasetin; topluma değil, makam koltuklarına ve bunlara oturan şahıslara hizmet ettiği gerçeğini görmek durumundayız.
Bakınız; bugün çözüm aradığımız, “sahipsiz sokak hayvanları” sorunu bugün ortaya çıkmış değildir. Bu sorun bugün çözülmesi zor, yükü ağır olarak karşımızda durmaktadır.
Merhum Adnan Demirtürk kardeşimin ifadesiyle; zor iş zamanında ihmal edilen kolay işlerin birikmesi sonucunda oluşur.
Daha önce bu meclis, konuyla ilgili birçok düzenleme yapmıştır. Ancak ne hazindir ki; ne mevcut yasaların ne de yeni yapılan düzenlemelerin gereği yapıldı.
Denetlemediniz, yürürlükteki kanunları uygulamadınız. Hem merkezi hem de yerel yönetimler sorunun çözümü noktasında gerekli hassasiyeti ve çalışmayı ortaya koymadı.
Özellikle seçim öncesi süreçlerde bazı cılız vaatlerle gündeme getirmekten başka bir çalışma yapmadınız. Siyaseti toplum için değil, seçim için yaptınız.
Bu ve bunun gibi birçok sorunun kaynağı yasa eksikliği değil, uygulamadaki eksikliklerdir. Biz evvela diyoruz ki; sorunlara çözüm ararken, gündelik bazı hesaplar ve dengeleri gözeterek değil, uzun vadede kalıcı çözümler getirmek için samimiyetle yaklaşın.
Köpek saldırısından kaçarken seyir halindeki aracın çarptığı Mahra Melin Pınar’lar, köpek saldırısı sonucunda ağır yaralanan ve 16 kez ameliyat olan Tunahan Yılmaz’lar bizim evlatlarımızdır ve acılarını yüreklerimizde hissediyoruz.
Hepimizin ortak gayesi; sokakların çocuklarımız için güvenli hale getirilmesini sağlamak olmalıdır.
Bununla birlikte; kötü muamele ve işkenceye maruz kalan, barınaklarda nefes alamaz hale getirilen, üzerinden rant devşirilen hayvanlar da aynı doğayı paylaştığımız canlardır.
Bu canlara yönelik kötü muamele ve toplu bir soykırımı da asla kabul edemeyiz.
Değerli Milletvekilleri,
Biz Saadet Partisi olarak; toplumun vicdanını yaralamayacak, bütün kesimlerce kabul edilebilir makul çözümün mümkün olduğunu düşünüyoruz.
Bizler, giderek büyüyen bu soruna dair çözümü geciktiren kısır tartışmalara dahil olmak yerine, sorunu çözen somut adımlar tavsiye ediyoruz.
Geçtiğimiz şubat ayında kapsamlı çözümler içeren kanun teklifimizi meclise sunduk ve ilk kez “sokak köpekleri raporunu” oluşturduk.
Teklifimizde özetle dedik ki;
Sahipsiz sokak köpeklerine yönelik etkin kısırlaştırma çalışmaları yürütülmelidir. Hayvanlar kısırlaştırıldıktan sonra tekrar sokağa bırakılmamalı,
Tam teşekküllü bakımevlerinde ve barınaklarda ve içinde tam teşekküllü bakımevi ve barınakları bulunduran yaşam alanlarında yaşamaları temin edilmeli,
Yaşam alanları, kamera ile kesintisiz şekilde canlı izlenebilmeli,
Yaşam alanlarında çalışan personele eğitim zorunluluğu getirilmeli,
Gönüllülerin, yaşam alanlarında görev alması ve yaşam alanlarını ziyaret etmesi kolaylaştırılmalı,
Bağış toplayan hayvansever kuruluşlar, barınak ve bakımevleri kurmakla yükümlü olmalı, böylece belediyeler ve bakanlık üzerindeki mali yük paylaştırılmalı,
Toplanan bağışlar izne ve denetime tabi olmalı, yalnızca tüzel kişilere yapılabilmeli ve direkt olarak hayvanların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanılmalı,
Evcil hayvan satışı kontrol altında olmalıdır. Hayvan sahiplendirme esas alınmalı, merdiven altı üretim ve satışa izin verilmemeli,
Sahipli hayvanını sokağa terk edene ve hayvanlara kötü muamele ve işkence yapanlara yönelik cezalar caydırıcı olacak şekilde belirlenmelidir.
Bizler özetle, bu önerileri içeren kanun teklifimizi aylar önce sunmuştuk, samimi bir yaklaşımla bunu değerlendirmenizi beklerdik, ancak gündeme dahi alınmadı..
Şimdi önümüze koyduğunuz teklif; getirilen yeni düzenlemeler kadar, içermediği hükümler açısından sorunlu ve eksiktir.
Hayvanların gerektiğinde uyutulması, 5199 sayılı kanunun 13. Maddesinde belirtilmiş, bakanlığın bir yönetmelikle bunun çerçevesini oluşturma yetkisi halihazırda bulunmaktadır.
Var olan kanunun gereği yapılmamışken, hayvanların uyutulması meselesini infial oluşturacak şekilde düzenleyip, “ötanazi” gibi ucube kavramlarla, belediyelere verdiğiniz imkân olarak tanımlayıp, tartışmaları körüklediniz.
Birçok gerekçe sayıp yükü belediyelere yıkıyorsunuz, “gerekli denetim mekanizmaları tesis edilemedi” diyorsunuz. 20 yıldır iktidarda olan sizlersiniz.
Yasaları neden uygulamadınız? Denetim mekanizmalarını neden tesis edemediniz? Bu kadar sürede kuramadığınız mekanizmaları bundan sonra nasıl kuracaksınız?
Merkezi yönetim olarak sorumluluktan kaçmayın, bu konuyu özellikle belediyeler üzerinde baskı unsuru haline getirip de siyasi bir sopaya dönüştürmeyin.Değerli Milletvekilleri
Teklifin gerekçesi ile maddeleri arasındaki tutarsızlık hat safhadadır. Gerekçede sorun ve tehdit olarak açıkladığınız birçok hususla ilgili hüküm koymamışsınız.
Kontrolsüz bağış kampanyalarını teklifin gerekçesinde sorun olarak ifade ettiğiniz halde çözümünü belirlememişsiniz.
Sahipsiz hayvanlar için toplanan bağışlar, mutlaka izinler dahilinde olmalıdır, bağış kampanyaları düzenlenebilmelidir. Bu bağışlar kişilere değil, belediyelere veya tüzel kuruluşlara yapılmalıdır.
Kamusal alanlar olan sokaklar, parklar ve kaldırımlarda hayvanların rastgele beslenmesi, çatışmaya sebep oluyor ve hastalık yayıyorken teklifte buna ilişkin bir hüküm yer almıyor.
Şunu kabul etmeliyiz ki; “sahipsiz sokak hayvanları” diye bir sorun var ve sokaklarımız özellikle çocuk ve yaşlılarımız gibi zayıf bireyler için güvenli değil.
Bunun yanında, hayvanlara kötü muamele, şiddet ile birlikte barınaklarda çok kötü şartların olduğu da kabul etmemiz gereken bir gerçektir.
Bu sorunların ancak samimi bir yaklaşımla; insan hayatı kadar doğanın dengesinin de gözetildiği bir hassasiyetle çözülebileceğine inanıyoruz.
Geliniz, bu kurulda maddeler üzerinde verilen önergeleri değerlendirin ve buradan hayırlı bir neticenin çıkabilmesi adına gereken özveriyi gösteriniz.
Muhalefetten gelen eleştiri ve önerileri peşin hükümlü bir tavırla reddetmek yerine, bunlardan faydalanmayı tercih ediniz.
Biz, ortaya koyduğumuz rapor ve meclise sunduğumuz teklif ile özet olarak; sokaklar güvenli, hayvanlar güvende olacak diyoruz.
Bu amacı gerçekleştirmek adına gereken bütün desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade ediyorum.
Genel kurulu ve ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.Değerli MilletvekilleriSonsuz kuvvet ve kudret sahibi Cenab-ı Allah, her şeyi bir denge üzerine yaratmıştır. Ve kâinatta her şey zıddı ile Kaimdir. Kâinat bir düzenle yaratılmıştır. Ve hiçbir şey eksik ve noksan değildir.
Nebatat yoksa ne hayvanat olur ne de insan Alemi. Hayvanlar alemi yoksa, nebatat ve beşeriyet de yoktur.
İnsanlar olmazsa hiçbir şey olmaz. Çünkü, insan Eşref-i Mahlukattır, yaratılmışların en şereflisidir. Her şey insan içindir.
Bu nedenledir ki; böylesine şerefli bir varlık, hayatının her safhasında elbette kendi şerefine, şanına yakışan işler yapmalıdır.
Bu bağlamda doğadaki tüm canlılara karşı şefkat ve merhamet göstermek, insan olmanın şiarındandır.Kıymetli Milletvekilleri,
İnsanoğlu, binlerce yıldır hayvanlarla birlikte yaşıyor, onlarla bir şekilde iletişim kuruyor.
Binlerce yıldır kediler tahıllarımızı koruyor, öküzler topraklarımızı sürüyor, köpekler sürülerimizi koruyor.
İnsanoğlu her dönem ilişkisini yeniden güncelledi. Değişen şartlar ve farklılaşan ilişki biçimi, kanunlarımızı yeniden düzenlemeyi gerekli kılmaktadır.
Bu açıdan baktığımızda; “sahipsiz sokak hayvanları” sorunu, bir yasal düzenlemeyi zorunlu hale getiriyor.
Özellikle son yıllarda artan sokak köpeği saldırıları, halkımızda ciddi bir güvenlik kaygısı ve mağduriyet duygusu oluşturmuş, zaman zaman da yürekleri yakan olayların yaşanmasına sebebiyet vermiştir.
Kamu güvenliği sorunu haline gelen bu durum, yerel yönetimlerin ve merkezi otoritenin, sorumluluklarını yerine getirmekte yetersiz kaldığının açık bir göstergesidir.
Özellikle, yanlışları doğrusundan fazla olan bu kanun teklifinin iktidar tarafından sihirli bir değnek muamelesi görmesi, bu sorunu çözmedeki ciddiyetsizliğini ortaya koymaktadır.
22 yıllık AK Parti iktidarı boyunca, sokak hayvanları sorununa kalıcı ve etkili çözümler üretilememiş; uygulanan yöntemler yetersiz kalmıştır.Değerli Milletvekilleri,
Saadet Partisi olarak bizim için siyaset; yaşanabilir şehirler, yaşanabilir bir ülke ve yaşanabilir adil yeni bir dünyayı inşa etmek için yapılır.
Bugün sorunları çözmeyi bir tarafa bırakın, çözümsüzlüğün merkezi haline getirilen siyasetin; topluma değil, makam koltuklarına ve bunlara oturan şahıslara hizmet ettiği gerçeğini görmek durumundayız.
Bakınız; bugün çözüm aradığımız, “sahipsiz sokak hayvanları” sorunu bugün ortaya çıkmış değildir. Bu sorun bugün çözülmesi zor, yükü ağır olarak karşımızda durmaktadır.
Merhum Adnan Demirtürk kardeşimin ifadesiyle; zor iş zamanında ihmal edilen kolay işlerin birikmesi sonucunda oluşur.
Daha önce bu meclis, konuyla ilgili birçok düzenleme yapmıştır. Ancak ne hazindir ki; ne mevcut yasaların ne de yeni yapılan düzenlemelerin gereği yapıldı.
Denetlemediniz, yürürlükteki kanunları uygulamadınız. Hem merkezi hem de yerel yönetimler sorunun çözümü noktasında gerekli hassasiyeti ve çalışmayı ortaya koymadı.
Özellikle seçim öncesi süreçlerde bazı cılız vaatlerle gündeme getirmekten başka bir çalışma yapmadınız. Siyaseti toplum için değil, seçim için yaptınız.
Bu ve bunun gibi birçok sorunun kaynağı yasa eksikliği değil, uygulamadaki eksikliklerdir. Biz evvela diyoruz ki; sorunlara çözüm ararken, gündelik bazı hesaplar ve dengeleri gözeterek değil, uzun vadede kalıcı çözümler getirmek için samimiyetle yaklaşın.
Köpek saldırısından kaçarken seyir halindeki aracın çarptığı Mahra Melin Pınar’lar, köpek saldırısı sonucunda ağır yaralanan ve 16 kez ameliyat olan Tunahan Yılmaz’lar bizim evlatlarımızdır ve acılarını yüreklerimizde hissediyoruz.
Hepimizin ortak gayesi; sokakların çocuklarımız için güvenli hale getirilmesini sağlamak olmalıdır.
Bununla birlikte; kötü muamele ve işkenceye maruz kalan, barınaklarda nefes alamaz hale getirilen, üzerinden rant devşirilen hayvanlar da aynı doğayı paylaştığımız canlardır.
Bu canlara yönelik kötü muamele ve toplu bir soykırımı da asla kabul edemeyiz.
Değerli Milletvekilleri,
Biz Saadet Partisi olarak; toplumun vicdanını yaralamayacak, bütün kesimlerce kabul edilebilir makul çözümün mümkün olduğunu düşünüyoruz.
Bizler, giderek büyüyen bu soruna dair çözümü geciktiren kısır tartışmalara dahil olmak yerine, sorunu çözen somut adımlar tavsiye ediyoruz.
Geçtiğimiz şubat ayında kapsamlı çözümler içeren kanun teklifimizi meclise sunduk ve ilk kez “sokak köpekleri raporunu” oluşturduk.
Teklifimizde özetle dedik ki;
Sahipsiz sokak köpeklerine yönelik etkin kısırlaştırma çalışmaları yürütülmelidir. Hayvanlar kısırlaştırıldıktan sonra tekrar sokağa bırakılmamalı,
Tam teşekküllü bakımevlerinde ve barınaklarda ve içinde tam teşekküllü bakımevi ve barınakları bulunduran yaşam alanlarında yaşamaları temin edilmeli,
Yaşam alanları, kamera ile kesintisiz şekilde canlı izlenebilmeli,
Yaşam alanlarında çalışan personele eğitim zorunluluğu getirilmeli,
Gönüllülerin, yaşam alanlarında görev alması ve yaşam alanlarını ziyaret etmesi kolaylaştırılmalı,
Bağış toplayan hayvansever kuruluşlar, barınak ve bakımevleri kurmakla yükümlü olmalı, böylece belediyeler ve bakanlık üzerindeki mali yük paylaştırılmalı,
Toplanan bağışlar izne ve denetime tabi olmalı, yalnızca tüzel kişilere yapılabilmeli ve direkt olarak hayvanların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla kullanılmalı,
Evcil hayvan satışı kontrol altında olmalıdır. Hayvan sahiplendirme esas alınmalı, merdiven altı üretim ve satışa izin verilmemeli,
Sahipli hayvanını sokağa terk edene ve hayvanlara kötü muamele ve işkence yapanlara yönelik cezalar caydırıcı olacak şekilde belirlenmelidir.
Bizler özetle, bu önerileri içeren kanun teklifimizi aylar önce sunmuştuk, samimi bir yaklaşımla bunu değerlendirmenizi beklerdik, ancak gündeme dahi alınmadı..
Şimdi önümüze koyduğunuz teklif; getirilen yeni düzenlemeler kadar, içermediği hükümler açısından sorunlu ve eksiktir.
Hayvanların gerektiğinde uyutulması, 5199 sayılı kanunun 13. Maddesinde belirtilmiş, bakanlığın bir yönetmelikle bunun çerçevesini oluşturma yetkisi halihazırda bulunmaktadır.
Var olan kanunun gereği yapılmamışken, hayvanların uyutulması meselesini infial oluşturacak şekilde düzenleyip, “ötanazi” gibi ucube kavramlarla, belediyelere verdiğiniz imkân olarak tanımlayıp, tartışmaları körüklediniz.
Birçok gerekçe sayıp yükü belediyelere yıkıyorsunuz, “gerekli denetim mekanizmaları tesis edilemedi” diyorsunuz. 20 yıldır iktidarda olan sizlersiniz.
Yasaları neden uygulamadınız? Denetim mekanizmalarını neden tesis edemediniz? Bu kadar sürede kuramadığınız mekanizmaları bundan sonra nasıl kuracaksınız?
Merkezi yönetim olarak sorumluluktan kaçmayın, bu konuyu özellikle belediyeler üzerinde baskı unsuru haline getirip de siyasi bir sopaya dönüştürmeyin.Değerli Milletvekilleri
Teklifin gerekçesi ile maddeleri arasındaki tutarsızlık hat safhadadır. Gerekçede sorun ve tehdit olarak açıkladığınız birçok hususla ilgili hüküm koymamışsınız.
Kontrolsüz bağış kampanyalarını teklifin gerekçesinde sorun olarak ifade ettiğiniz halde çözümünü belirlememişsiniz.
Sahipsiz hayvanlar için toplanan bağışlar, mutlaka izinler dahilinde olmalıdır, bağış kampanyaları düzenlenebilmelidir. Bu bağışlar kişilere değil, belediyelere veya tüzel kuruluşlara yapılmalıdır.
Kamusal alanlar olan sokaklar, parklar ve kaldırımlarda hayvanların rastgele beslenmesi, çatışmaya sebep oluyor ve hastalık yayıyorken teklifte buna ilişkin bir hüküm yer almıyor.
Şunu kabul etmeliyiz ki; “sahipsiz sokak hayvanları” diye bir sorun var ve sokaklarımız özellikle çocuk ve yaşlılarımız gibi zayıf bireyler için güvenli değil.
Bunun yanında, hayvanlara kötü muamele, şiddet ile birlikte barınaklarda çok kötü şartların olduğu da kabul etmemiz gereken bir gerçektir.
Bu sorunların ancak samimi bir yaklaşımla; insan hayatı kadar doğanın dengesinin de gözetildiği bir hassasiyetle çözülebileceğine inanıyoruz.
Geliniz, bu kurulda maddeler üzerinde verilen önergeleri değerlendirin ve buradan hayırlı bir neticenin çıkabilmesi adına gereken özveriyi gösteriniz.
Muhalefetten gelen eleştiri ve önerileri peşin hükümlü bir tavırla reddetmek yerine, bunlardan faydalanmayı tercih ediniz.
Biz, ortaya koyduğumuz rapor ve meclise sunduğumuz teklif ile özet olarak; sokaklar güvenli, hayvanlar güvende olacak diyoruz.
Bu amacı gerçekleştirmek adına gereken bütün desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade ediyorum.
Genel kurulu ve ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.









