Türkiye’deki hekimler ve sağlık çalışanları olarak Sessiz Yürüyüşümüzün 33. haftasında yeniden Gazze’yi hatırlamak ve hatırlatmak için toplandık.
Yaklaşık bir asırdır Filistin'i işgal eden siyonist rejim, o topraklarda sistematik bir şekilde katliamlar yapmakta, insanları yurtlarından zorla sürgün ederek vatanlarına ve mal varlıklarına el koymaktadır. İşgalci İsrail’in 7 Ekimden itibaren süren saldırıları neticesinde şehid sayısı 38 bin, yaralılar ise 100 bin kişiyi geçmiş durumda. 20 bine yakın çocuk ise yetim kaldı. İsrail’in Gazze’de bulunan hastanelere yönelik saldırıları katliamlara dönüşmüş, ancak söz konusu saldırılar uluslararası alanda henüz bir yaptırıma maruz bırakılmamıştır.
Saldırılardan önce Gazze'de yaklaşık 35 hastane bulunmakta iken bugünlerde ayakta kalan ve hala çalışmaya devam eden yalnızca 3-4 hastane mevcut. Bunların da sadece 2'sinde aktif olarak ameliyat yapılabiliyor. Hastanelerin bazıları bombalanarak tahrip edilmiş, bazılarının içindeki cihaz ve malzemeler parçalanarak kullanılamaz hale getirilmiş durumda. Büyük bir fedakarlıkla aylardır maaş almadan mesleklerinde çalışmaya devam eden hekim ve sağlık çalışanlarının şehit edilmesi, tutuklanması ve göçe zorlanması nedeniyle meslektaşlarımız sağlık hizmeti veremez hale gelmiştir.
Gazze'nin kuzeyindeki en büyük hastane olan Şifa Hastanesi bombalandı ve hizmet dışı kaldı.
Gazze’nin güneyindeki en büyük hastane olan El-Nasır Hastanesi bombalandı ve hizmet dışı kaldı.
Ayrıca son günlerde Nasır ve Şifa Hastaneleri’ndeki yıkım ve bölgede bulunan toplu mezarlar ve işkence edilerek şehit edilen insanların cesetleri İşgalci İsrail’in vahşetini gözler önüne serdi.
Gazze halkı abluka altında açlığa mahkum ediliyor. Bombaların, kitle imha silahlarının dehşetinden kurtulabilen insanlar, yetersiz beslenmenin, susuzluğun, salgın hastalıkların pençesinde ölüme mahkum ediliyor. Çok sayıda artan menenjit ve hepatit C vakası var olan durumu daha da zorlaştırıyor.
Gazze'deki durum kelimenin tam anlamıyla bir soykırım. İsrail Gazze'nin tamamını bir toplama kampına çevirmiş durumda ve hiçbir hukuk ve ahlak kuralı tanımadan, hiçbir insani değerle açıklanmayacak şekilde adeta bir soykırım yapıyor. İnsanların gidebilecekleri hiçbir yer yok ve en son sığındıkları hastaneler dahi bombalanıyor.
Gittikçe zalimliği ve zulmü artan İşgalci İsraile diyoruz ki zalimin sonu yaklaştıkça zulmü artar ve daha da azgınlaşır, senin de sonun yaklaştı ey İsrail, geçmişteki tüm zalimler gibi senin de tarihin kara sayfalarında adın geçecek ve lanetle anılacaksın, bugün senin zulmüne susanlar, senin yanında olup yardımcın olanlar da ilerde utancından kaçacak delik arayacak ve yargılanmaktan kurtulamayacak..
2 milyon mazlumun göğü inleten çığlıklarına sessiz kalan sağırlarla hesaplaşacağız..
Çocuk ve kadınlar öldürülünce susan dilsizlerle hesaplaşacağız..
38 bin kişinin katledilmesini görmeyen, kör taklidi yapanlarla hesaplaşacağız..
Öyle bir hesap ki bugün silahlarıyla güçlü gözükenler o gün zalimlerin yaşayacağı korkunç akıbeti yaşamaktan kurtulamayacak. Elbet bugünler de tarih olacak, bugünler de gelecekte anılacak. Bugünlere dönüp baktığında elinden geleni yapanların gönlü ferah olacak. Diğerlerinin ise ömrü vicdan hapishanelerinde geçecek.
Biz Gazze’yi unutmadığımız, unutturmadığımızda, imkan olursa; gemilerle kardeşlerimizin yardımına koştuğumuzda, imkan ve şartlar müsait olmadığında; EYLEM ile yüreğimizdeki ateşi diri tuttuğumuzda, zulmedenlerin hangi akıbete uğrayacaklarını haykırdığımızda, DUA ile Allah’dan yardım, sabır ve metanet dilediğimizde,BOYKOT ‘u gevşetmediğimizde, alışkanlık haline getirdiğimizde sevinenler mazlumlar olacak. Biz vicdanımızla, şuurumuzla, duamızla, eylemimizle Gazze’deki kardeşlerimizin yanındayız ve yanında olmaya devam edeceğiz.
Dünyadaki tek özgür kara parçası olan Gazze’ye ve onurlu ve hür insanlarına selam olsun..
Kanıksamayacağız! X2Normalleştirmeyeceğiz! X2 Sabırla ve azimle X2zulme karşı duranlar olacağız! X2
Israel’s genocidal attacks against innocent civilians, children, doctors, patients, and hospitals are
getting more and more brutal.
Bombing hospitals and preventing people from receiving healthcare is an obvious war crime.
Results of war crimes are catastrophe and brutality! Thirty six thousand(38.000)of people have died.
Fifteen thousand(15.000) of them are only children!
But still, we are watching the courage, faith, humanity and patience of Gazan people
every single day. They are telling the world what the true humanity is. They have won this war from the first day in every heart which have been not died.
As medical doctors from Türkiye, we have started our protests against those
who committed the massacre and those who remain silent about what’s happening in Gaza Strip.
We have started “Silent March”, wearing doctors’ white coats with blood on them,
representing the attacks on healthcare professionals and hospitals.
This is thirthythird (33rd) week. We are still here, we are continuing our marches more than 58(fifty eight) cities all around Türkiye.
We invite all people of the world to join us and stand against genocide, regardless of religion,
language, and ethnicity.
We will not let this genocide normalised!
We will not ignore the bloodshed!
We will stand against oppression with patience and commitment!
FromTheRiverToTheSea
PalestineWill Be Free
FromTheRiverToTheSea
PalestineWill Be Free
FreeFreePalestine
FreeFreePalestine









